Uluslararası Karaciğer
Araştırmaları Derneği
Linkleri
AASLD
American Association for the Study of Liver Diseases
APASL
Asian Pacific Association for the Study of the Liver
EASL
European Association for the Study of the Liver
IASL
International Association for the Study of the Liver
Bugün 0'i üye, toplam 1213 kişi ziyaret etti. Bugüne kadar toplam ziyaretçi sayısı 20167
Forum
Hepatit B'de ilaç kesilemez mi?
Gönderilme tarihi:
01.05.2010
Soru:11 yıldır hepatit b hastasıyım.İlk bulgularda hbsag+
anti hbe+ hbv dna 1540 pg/ml(sanırım değer çok yüksek) enzimler 6 ay boyunca 900 ile 140 arasında seyretti ,ilk yapılan biyoside makrovezilüler yağlanma ve hbsag yok idi ve tedavi başlanmadı(Biyopside hata süphem var), 4 ay sonra ki bu dönemde enzimler 200 ve 400 arası gitti geldi yapılan biyopside evre 1 hastası oldum ve inf.ve zeffix başlandı yıl 2000 kasım gibi.Ardından 1 yıl sonra hemen nüks ve 2002 den bu yana sürekli zeffix.Yaklasık son 8 yıldır zeffix kullanıyorum ve enzimler 35 ort. ve bazen de sınırı hafif geçiyor ve dna hep negatif. Hbsag nin negatif oluncaya kadar antiviral kullanmam gerektiği söyleniyor.Peki istatikler Anti hbe kronik ve antiviral kullanan birinin anti kor geliştirme olasılığı varmı varsa bu değer nedir.Saygılarımla
Bu soru hakkında yorumda bulunmak için formu doldurunuz
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi - 29.08.2010 11:02:16
Sayın Erdal Demir Bey 06.08.2010 10:34:26 ve Mehmet Bey,
İzinde olduğum için soru ve yorumlarınıza geç cevap verdiğim için kusura bakmayın.
Spor yaparken sağ üst kadranda ağrı olmasının karaciğerde bir bozukluğa delalet etmesi mümkün değildir. Ancak anlaşıldığı kadarıyla karaciğerde yağlanmanız olması gerekir (kilonuz fazla olduğu için). Obeslerde %80'den fazla ihtimalle karaciğer yağlanması vardır. Yağlanmanın yapabileceği tek şikayet bahsettiğiniz bölgede ağrıdır. Koşarken olması da muhtemelen bu bölgeye adelelerin baskı yapması olabilir. Ama gene de hiç önemli olmadığını ve sporunuza devam etmeniz gerektiğini söylemeliyim.
Mutlaka insülin direncinize baktırın. (Açlık şekeriyle beraber açlık insülin tayini). Eğer insülin direnci varsa gerekli ilaçlardan kullanmanız uygun olur. Hepatitliyim diye gereken ilaçları kullanmaktan kaçınmamak gerekir.
Spor karaciğer enzimlerini yükseltmez. Ama karaciğer enzimleri kaslarda da bulunur ve eğer kasları geren ağır egzersizler yaparsak (halter, kürek çekme vs) karaciğer enzimleri yükselir. Bu yükseklik karaciğerden değil, bu enzimlerin kaslardan salınmasından olur. Bize bazen genç hastalar karaciğer testlerim yüksek, karaciğer hastası mıyım diye gelirler. Bu enzimlerin kaynağı ağır spor yapanlarda adelelerdir. Yanlış yorumlamamak gerekir. Spor karaciğeri yormaz.
Saygılarımla
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi - 29.08.2010 10:51:17
Sayın Mehmet Bey 02.08.2010 15:50:11
B hepatitinde kullanılan ilaçların HBsAg negatif olana kadar kesilmemesi gibi bir tavsiye kararı vardır. Çünkü ilaçlar kesilince bazı hastalarda çok ciddi hepatit alevlenmeleri olur ve bazıları da ölümcül olur (çok yakında bir hastamızı bu yüzden kaybettik). Ancak gene de bir süre (3-5 sene) ilaç kullanan hastalarda ilaçlar kesilince hastalık bir süre hafif bir alevlenme gösterse bile sonradan taşıyıcılık şeklinde devam edebilir. Bu nedenle son senelerde gittikçe daha çok otör ilaçların kesilebilmesi taraftarı olmaktadır. Yapılması gereken şudur: Eğer hastanın başlangıçta yapılan karaciğer biyopsisi iyi ise HBV DNA negatifliği 3-5 sene sağlandıktan sonra ilaç kesilmesi denenebilir. Ama böyle bir durumda hastayı en geç ayda bir karaciğer enzimleri ve en geç 3 ayda bir HBV DNA düzeyi bakımından takip etmek gerekir. Ciddi bir alevlenme görülürse de ilaca tekrar başlanmalıdır.
Sizin durumunuz şanslı olan gruba uymaktadır. İlacı kestiğiniz halde taşıyıcı olarak devam ediyorsunuz. Gene de 7 ay uzun bir süredir ve tekrar HBV DNA ve enzimlerinize baktırınız.
Saygılarımla
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi - 29.08.2010 10:41:30
Sayın Erdal Demir,
Hepatit B ilaçlarının bir kısmı HIV ilaçlarıdır (lamivudin, adefovir, tenofovir). Diğerleri de benzer ilaçlardır. Burada anlatılamayacak kadar çok ilaç adayları ve denemeleri vardır. Ama şimdiki ilaçlar hemen hemen hastaların tamamında yeterli olduğu için başka ilaç geliştirmeye gerek görülmemektedir. Gene de araştırmaların devam ettiğini bilmeliyiz.
Lamivudin direnci gelişenlerde tek seçenek tenofovir verilmesidir. İster HBeAg pozitif, isterse negatif olsun.
Son 2 haftadır günde 50 dak -1 saat özellikle gün batımı saatlerinde hızlı tempoda yürüyüş yapmaktayım.Yürüyüş ile ısındıktan sonra ,yürüyüş aralarında 300 metre kadar hafif tempo da koşu yapıp tekrar yürüyüşe dönmekteyim.Lakin bu esnada sağ tarafımda (bana göre karaciğerin olduğu yer) içerden dışarıya doğru şişme tarzı bir sıkıntı yaşıyorum.(Bazen uzun süre ara verip top oynayan ve halk arasında dalak şişmesi diye adlandırılan gibi bir duruma benzer) Şahsi kanaatim ; kan basıncının artması sonucu karaciğerden geçmesi gerekenden fazla kan geçerken bunu telefi edemediği için içeride fazla kan basıncı oluşuyor, bu da içerden dışarı basınç hissi veriyor.Koşma esnasında bariz olarak bunu hissediyorum.
Kilom 100 kg. civarı olduğundan ve yıllardır hepatitli hasta kendini yormamalı bilgisinden dolayı aldığım kiloları vermekte artık zorlanıyorum.Diyet ile çözemiyorum .Her diyetten sonra veridiğim kilonun iki katını geri alıyorum.Kısır bir döngü yaşamaktayım. İradem bu yemek konusunda oldukça zayıf, bunu spor ile telafi edince de (tabi 100 kg. insanın ayaklarına ve organlara düşen görevi de fazla oluyor.) bu tip sıkıntılar oluyor.
2001 yılında yapılan biyopsi sonucunda evre 1 hastasıydım. Yaklaşık 2002 başından beri aldığım lamuvidine tedavisi sonucu ;hbv negatif ve enzimler 30 ila 40 civarında (bu seviyedeki enzimin nedeninin kilo olduğunu düşünmekteyim.Ayrıca HDL 23 Kolestrol 128).
Sizce bu yaptığım spor enzimleri artırırmı, yada sakıncası varmı.
Teşekkür ederim sayın Hocam.
Ayrıca bu site dolayısıyla oldukça aydınlanmaktayım.Size ve emeğeği geçen idari ve teknik kadroda çalışan tüm şahıslara ayrı ayrı teşekkür ederim.
Sayın Hocam;
1999 Yılında son 4 ayı famvir le birlikte olmak kaydı ile 16 ay interferon alfa tedavisi aldım.Sonra 2 yıl bi sorun yaşamadım.Tekrar tahlillerim yükselince lamuvidin başladım.2 yıl sonra kestim fakat 8 ay sonra tekrar tahlillerim yükselince Lamuvidine başladım.3 yıl kullandım ve 14 ay sonra tekrar kestim.Şu anda ALT ve AST normal 7 ay önce baktırdığım HBV-DNA 1976 çıktı..Siz bu durumu nasıl yorumluyorsunuz.
Sayın hocam , Hbv ile ilgili teorik olarak ilaç geliştirilebileceğini ama maddi kaynak ayrılmadığını ve bu yüzden de elimizdeki ilaçlarla idare etmemiz gerektiğini yazmıştınız.
Hiv için yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkan antivirallerden yada farklı türden tedavilerden HBV ye de uygun olabilme ihtimali yokmu?
Çünkü HBV ve HIV hastaları ortak antiviral kullanıyor.
Hocam diğer sorumda şu:Lamuvidin direnci gelişen anti hbe + hastalara genelde nasıl bir tedavi başlanıyor.Bende henüz gelişmedi ama olursa bilgim olsun .
Saygılarımla.
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi - 31.07.2010 13:26:38
Sayın Erdal Demir,
Dedikleriniz tamamen doğru. B hepatiti için pekçok teorik olarak başarılı olabilecek ilaç olmasına rağmen bunların geliştirilmesi için büyük paralar ayrılmıyor ve büyük ilaç firmaları bu araştırmalara rağbet etmiyor. Mevcut ilaçların da çok başarılı olduğu göz önüne alındığında büyük de bir eksiklik olmayacağını düşünüyorum. Gerçekten de önümüzdeki 50 yılda dünyada B hepatiti hemen hemen kalmayacaktır.
Hepatit B tedavisinde aşı uygulaması bir dönem Fransızlar tarafından denendi, bazı olumlu sonuçlar da bildirildi, ama hiçbir faydası olmadığı bugün için anlaşılmış ve terkedilmiştir. Hala uygulayan yerler vardır, ama dediğiniz nedenlerle bu uygulamanın mantığı da yoktur.
Hocam İyi Çalışmalar.
Tıp ve ilaç alanında 2011 yılı itibariyle hepatit b tedavisinde yeni gelişmeler varmı.Bu konuda bilgi alabileceğimiz yerli veya yabancı site varmı acaba?
Ayrıca şu an üzerinde çalışılıp ,yakın bir gelecekte umut olabilecek ilaç çalışmaları varmı.Bildiğim kadarıyla Hepatit b nin aşısı keşfedildiğinden ve yeni nesillerde aşılandığından hasta sayısı 20 yıl sonra oldukça düşecek ve bu anlamda da spesifik olarak hepatit b için özel çalışma olmayacak gibi bir düşüncem var.Sanırım Hiv ile ilgili çalışmalardan biz de yararlanıyoruz.
Bir de şu konu var Sayın Hocam:
Hepatit b Aşısı ile tedavi yöntemi. Zaten vücudunda Hbsag ve HBV bulunduran kişi buna karşı bağışıklık geliştiremiyor, neden dışarıdan tekrar Hbsag veriliyor? Anlayamadım.
Şimdiden teşekkürler.
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege ÜTF - 19.07.2010 07:50:59
Sayın Meryem
Eğer eşinizin HBV DNA düzeyi 400 IU/ml veya 400 kopya/ml ise kesinlikle tedavi ihtiyacı yoktur.
Tedavi gereken hastalarda hap şeklinde verilen tedavilerin süresi teorik olarak ömür boyudur. Ancak eğer karaciğer biyopsisi başlangıçta veya tedavi sırasında iyi ise ve HBV DNA sürekli negatif seyrediyorsa 4–5 sene sonra tedavinin kesilmesi denenebilir. Hastaların yarısında ilaç kesildiği halde tedavi ihtiyacı olmadan yaşam devam edebilir. Nitekim özellikle gebe kalmak isteyip ilacını da kesmek isteyen hastalarımızda ilaç kesildikten sonra hastalarda ilaç ihtiyacının artık kalmadığı görülebilmektedir. Hepatit B virusunun ömür boyu vücuttan atılmayacağını bilmek gerekir. Ancak eğer eşinizdeki gibi virus baskı altındaysa vücuda bir zarar vermeden karaciğerde varlığını sürdürebilir.
İlaçların yan etkisine gelince hap şeklinde alınan ilaçların yan etkileri hemen hemen yoktur. Ancak eşiniz daha önce interferon tedavisi almışsa bahsettiğiniz yan etkileri olmuş olabilir. Haplarda bu yan etkiler yoktur.
mrb.benim bi sorum olucak esim kronik hepatit b hastasi bundan 4 yil öncesinde ilac tedavisi uygulamis ve kanindaki virus tamamen bitmisti sonra hapi birakmis ve 4 yil boyunca kontrole dahi gitmemisti biz 2 yillik evliyiz ben onu dok ra gitmesi icin ikna ettim ve kan tahlili yapildi dok. virus sayisinin 4 yil oncesinden iraz daha fazla oldugunu acikladi tekrar ilac tedavisine baslamamiz gerektigini sölyedi sanirim 400 falan dedi.simdi cok üzgünüm ama bu isin bi caresi yokmudur yani sonunda ölücekmi esim nolur cvp verin bana yani yada hayatinin sonuna kadar ilacmikullanicak.kendisi ilacin onu halsizlestirdigini söylüyor ve kolumu bile kaldiramiyorum diyor bunun icinde istemiyor tedaviyi ikna etmek icin elimden gelen herseyi yapiucm tabiki ma hic umut yokmu lütfen bvilgilendirin beni tsk...
Sayın Erdal Bey,
Çoğu yurtdışı yayınlara göre eğer 5 senede lamivudin direnci oluşmadıysa, bundan sonra da oluşmayacağını söylüyor. Bazılarına göre 6 sene. Ama bizim gözlemlerimize göre daha da geç dönemlerde oran azalsa bile direnç gelişebildiği yönündedir. Bu belki de bizim ülkedeki virusun tipinden kaynaklanan bir özellik olabilir.
Mutasyon geliştikten sonra eğer takip edilmez ve mutasyona rağmen ilaca devam edilirse bazen ciddi hepatit alevlenmeleri olabilir ve gerçektem de karaciğer daha kötü duruma gelebilir. Bu sebeple ilaç alırken HBV DNA negatif olan kişilerin en geç 6 ayda bir kontrol edilmeleri gerekir.
Saygılarımla
Virüs; dna olmadan hbsag üretip kana salması (bir önceki cavabınızda kanda dolaşan hbv hızla yok edilir) virüsün benim gibi testlerde negatif sonuç veren kişilerde sadece karaciğer hücrelerinde bulunduğunu gösteriyor demek ki.
Antivirallerde mutlak cevap veremdiği için hbv miktarı düşüyor ve anti hbs gelişse bile hbv düşük miktarda bulunuyor(bir nevi eşik değere yakın)ve bağışıklığı baskılayan faktörler ortaya çıktığında tekrar fırsat bulup hastalık yapıyor. O halde uzun yıllar içinde (belki 10 belki 20 yıl)hbv replikasyonu olmayan hastalarda sizin de dediğiniz gibi karaciğer hücre yenilemesini de göz önüne alırsak hbv sıfıra yakın eşik değerlere düşebilir ve hbsag sentezliyemez yada hbsag değeri eşik değerde pozitif kalabilir , yani hastalık büyük ölçüde baskılanmış olur. Sanırım lamuvidin veya diğer anti viral kullanımı ile hiç replike olmayan hastalar uzun yıllar tecrübesi daha yaşanmadığı için( 10-20 yıl ve fazlası) belki de uzun yıllar sonra iyi sonuçlar alınabilecek diye umutluyum.
Geçen aylarda Bir prof. doktora kontrol oldum(adını vermek istemiyorum yönlendirme yapmamak açısından) ve bana sen 8 yıldır aralıksız lam. tedavisi alıyorsun ve senin bu lam . e karşı mutant virüs replikasyon gelişme ihtimalin azaldı lakin bu gene de mutant gelişmez demek değildir diye söyledi ki bu da beni heyecanlandırdı.Biliyordum ki ymdd mutantı yıllar geçtikçe artan oranlarda gerçekleşecek(Lamivudin tedavisi başlangıcından itibaren 6 ay sonra mutant tipler görülmeye
başlar ve tedavi süresi arttıkça mutasyon oranları artarak devam eder. Bundan önceki
çalışmalarda 1. yıl % 12-15 kadar olan lamivudin direnç oranının, 2. yılda % 35-45, 3.
yılda % 45-50, 4. yılda % 50-60 ve 5. yılda % 60-70 civarlarına yükselecek şekilde tedavi
süresi ile ilişkili olarak arttığı rapor edilmiştir...bu bilgi internet den alındı). Oysa doktor bana bu nun tam tersini söyledi ve sevindim.
Ayrıca ymdd mutantı oluşan hastalarda hastalık başlangıç seviyesinden daha kötü duruma da dönebiliyormuş.
Sayın Hocam ;
saygı ve teşekkürlerimle...
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi - 23.05.2010 20:05:36
Sayın İzleyicimiz,
Öncelikle fikir yürüttüğünüz ve düşündüğünüz için sizi tebrik ederim. Ülkemizde az bulunan birşey. Ama önceki cevabımda yazılanları tam açıklayamadığımı sanıyorum. Kanda dolaşan HBsAg’lerin içinde virus olmak zorunda değildir. Virus DNA’sını üretmeden, yani replike olmadan HBsAg üretip kana salabilmektedir. Bunlar bir protein olarak kanda dolaşırlar. İçinde virus olmaz. Bu nedenle kanda HBsAg olması, çoğalmasa bile karaciğer hücrelerinin içinde hepatit B virusunun olduğunun bir göstergesidir. Bu nedenle HBsAg ortadan kalkmadan hastalığın tam olarak tedavi edildiği söylenemez. Bu konuda haklısınız. HBsAg’nin temizlenmesi için sadece virusun çoğalmasının durdurulması yetmez; karaciğer hücreleri içinde uyumakta olsa bile HBV’nun tamamen ortadan kaldırılması gerekir. Bunun için genellikle HBV’nu bulunduran hücrelerin temizlenmesi de gerekmektedir. Virusun çoğalması gerçekten sıfıra inerse karaciğer hücrelerinin 100-150 gün olan ömürleri hesaba katılırsa yıllar içinde HBsAg temizlenebilir. Ama hiçbir ilaç virusun replikasyonunu %100 durdurmamaktadır. Bunun için de gerçek bir temizlik olamamaktadır.
Neden bazı insanların HBsAg’yi ortadan kaldırabildiği tam olarak bilinmemektedir. Bağışıklık sistemi ile virus arasındaki bir dengenin veya savaşın bazı kişilerde daha etkin olmasıyla ilişkilidir. Ama bunun sebebi bilinmemektedir. Gerçekte HBsAg negatifleşen kişilerin de karaciğerlerinde virus vardır. Yani HBV infeksiyonunu alan bir kişinin bu virustan kurtulması diye birşey yoktur. Ama HBsAg negatifleşince pratik olarak virusun temizlendiği söylenmektedir. Çok özel durumlar (kanser tedavisi, AIDS, organ nakli vs) olmadıkça hastalık alevlenmez.
Cevabınız için tekrar teşekkürler.
Hbsag Sentezlenip çoğalmasını anladım.HBV nin negatif olamsını da anladım.
Kanda serbest dolaşan Hbsag içinde virüs olması gerekiyor diye düşünüyorum.Lamuvidin bu hbsag içindeki var olduğunu düşündüğüm virus e karşılk etki göstermesi veya göstermemesi Hbsag yi ve doğal olarakda hbs ag sentezi ile oluşan virüsleri yok edemiyor ,etse bile hbsag sentezi ile yeni hbv ler(olgunlaşmamış-yada hücreye girmemiş) meydana geliyor ve lamuvidin kesilince hbsag içindeki virüs karaciğere entegre olup kolayca replike olabiliyor sanırım.Eğer düşüncemde bir hata yoksa Hbsag sentezi durdurulamadığı sürece hastalık kesinlikle sonlanmıyor.
O halde kesin tedavi için hbv dna replikasyonunu önlemek ve Hbsag yi durduracak bir yöntem olmalı.Hbsag si yok olan kronik hastalarda bu setez neden durmuş ve sona ermiş çok merak ettim doğrusu.
Hocam kafanızı ağrıttığım için üzgünüm, yeni çıkacak tedavilerle umutlanırız.
Yukarıda bahsettiğim konular tamamen edindiğim bilgiler ile yaptığım yorumlar olup kesin olarak doğru olduğunu söylemiyorum.
Saygılarımla
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi - 13.05.2010 23:18:48
Sayın Erdal Demir,
Sorularınıza sırasıyla cevap vereyim:
Lamivudin ile HBsAg negatifleşmesi 5 yılda %2-3 civarında denmektedir. Bizim gözlemimiz daha da düşük olduğu yönündedir.
Virusun DNA’sı ile HBsAg farklı şeylerdir. Bu virus, insan kromozomu gibi davranıp, çoğalmasa bile kendi proteinlerini üretmektedir. Kanda dolaşan HBsAg sadece virusun zarf proteinidir. İçinde olgun virus gibi HBV DNA bulundurmaz. Virusun çoğalması sıfıra inse bile HBsAg sentezi devam edip karaciğer hücrelerinden kana salınmaktadır. Tıpkı insülin salgılayan pankreas hücrelerinin çoğalmak zorunda olmaması gibi birşey. Virus sadece karaciğer hücrelerinin içinde çoğalabilir. Kanda dolaşan virus orada çoğalmaz. Kanda virusun sıfıra inmesi karaciğerdeki çoğalmanın durdurulması yüzündendir. Çünkü kanda dolaşan virus bağışıklık hücreleri tarafından hızla uzaklaştırılır.
HBsAg negatifleşen hastaların önemli bir kısmında anti-HBs gelişir.
Küçük yaşta bulaşan virus uykuya girmez. Yüksek miktarda çoğalır, fakat bağışıklık sistemi onu yabancı kabul etmediği için ortada bir bağışıklık savaşı olmaz ve karaciğer hücreleri parçalanmaz. Yani hepatit olmaz. Ama hastanın HBV DNA düzeyi çok yüksektir ve karaciğer testleri normaldir. Ergenlik çağı veya sonrasında bağışıklık sisteminin olgunlaşması ve pekçok immün yanıt hastalıklarının ortaya çıktığı dönemde (otoimmün hastalıkların çıktığı dönemlerde) bağışıklık sistemi virusu yabancı tanıyarak ona karşı yetersiz bir savaşa girmektedir. Savaşın neden yeterli olamadığı tam belli değildir. Yeterli kabul edilebilecek bir bağışıklık cevabıyla bile (anti-HBs pozitifleşmesi) virus gene de karaciğerden uzaklaştırılamaz. Geçirilmiş B hepatiti dediğimiz kişilerde bile HBV karaciğerde vardır. Bunun açıklamasını da daha sonra yapabilirim. Yetersiz immün cevap karaciğer hücrelerinde harabiyete neden olur ve hepatit ortaya çıkar.
Virus diğer DNA viruslarına göre çok fazla mutasyona uğrar. Bazı hepatitlerin zaman zaman alevlenme ve zaman zaman yatışmayla seyretmesinin nedeninin bu olduğu düşünülür.
Yanıtınız için teşekkürler.Kafamda ki bazı sorular aydınlandı lakin,"Lamivudin için bu oranın daha düşük olduğu ve %2-3 civarında olduğu sanılmaktadır" kelimesinden bir yılda %2 ise 10 yılda %20 gibi bir rakammı demeliyiz.Yani ilaç kullanım süresi arttıkça hbsag negatifleşmesi ihitmali ilk yıllara göre artıyormu. İkincisi hbv dna ilaç ile negatifleşiyor ne demek.Test sonucu çıkan hbv dna negatif=Kanda hbv virüsü yok demek mi?. Kanda sadece hbsag antigen i var demek mi.?Hbsag bu virüsün kılıfı olduğuna göre virüs aslında var ve bu antijen içinde yaşıyor ise ilaç hangi hbv dna ya entegre oluyor. (Hücre içinde ki hbv dna anladığım kadarıyla ).Antijenden çıkan dna sarmal üremek için hücre içinde çoğalacak ama buna lamuvidin (sanırım virüs zincirine girerek üremesini engellemiş mi oluyor) engel oluyor. Peki hbsag içindeki virüse etki eden bir ilaç yok mu.
Hbsag negatifleşen vakalalarda anti hbs de gelişiyormu.
Bir diğer sorum virüs küçük yaşlarda bulaşınca yıllarca uykuda kalıp (yada bağışıklık sistemi tolerans lı davranıp) nasıl oluyorda 30 lu yaşlarda virüs ve bağışıklık sitemi savaşı oluyor.Bu kadar yıl nasıl açıklanıyor.Diğer sorun madem bağışıklık sistemi bu virüse karşı tavır alıp virüslü hücreleri yok ediyor da neden anti kor üretme gibi bir uyanıklığa girmiyor da hastalık kronikleşiyor.Bu virüs çok fazla mutasyona da uğramıyor (bildiğim kadarıyla anti hbe kronik hastalar da olanlar wild tipi mutant var.)
Ulus Akarca, Gastroenteroloji, Ege Üniversitesi - 01.05.2010 23:37:07
Sayın İzleyicimiz,
Sekiz yıldır lamivudin kullandığınızı, HBV DNA’nın hep negatif gittiğini, baştan beri HBeAg negatif olduğunuzu belirtmişsiniz. İlacın HBsAg negatif olana kadar kullanılacağının söylendiğini ve bu oranın ne kadar olduğunu sormuşsunuz.
Bugün için genel olarak kabul edilen tavsiye, gerçekten ağızdan kullanılan antiviral ilaçlarla tedavinin HBsAg negatif olana kadar sürdürülmesi gerektiğini belirtmektedir. Bunun oranı entekavir ve tenofovir için 3 senede %5-6 civarındadır. Lamivudin için bu oranın daha düşük olduğu ve %2-3 civarında olduğu sanılmaktadır. Gerçekten de lamivudin kullanan hastalarda HBsAg negatifleşmesini çok çok az sayıda hastamızda görüyoruz. Bazı hastalarda ilaç kesildikten sonra HBsAg negatifleşmesini gördüğümüz olmuştur.
HBsAg negatifleşmese bile ilaç kesilemez mi diye sorarsanız. Buna ait eldeki çok sınırlı bir bilgi adefovir kullanan hastalardan gelmektedir. 4-5 sene bu ilacı kullanıp kesen az sayıdaki hastanın yarısında ilaç kullanılmadığı halde hastalık taşıyıcılık düzeyinde seyretmiş, yarısında nüks etmiştir. Taşıyıcı gibi giden hastaların yarısında da daha sonraki 5 sene içinde HBsAg negatifleşmiştir. Bu nedenle başlangıçtaki biyopsi bulguları sizde olduğu gibi çok iyi olan hastalarda 5 senelik tedaviden sonra doktor ve hasta beraberce ilacı kesme konusunu görüşüp karar vermelidir. Bence de bu gibi durumlarda ilacın kesilmesi denenmelidir. Eğer tekrar HBV DNA ve enzim yükseklikleri geri dönerse tedaviye tekrar başlanabilir. Ama hastalık sakin devam ederse ilaçsız bir yaşam kazanılmış olur.